Merkez Bankası açıkladı: Döviz kuru oynaklıkları azaldı, faiz oranları belirgin geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu'nu yayımladı. Merkez "Enflasyondaki düşüş ve beklentilerdeki iyileşme ön plana çıkarken, döviz kuru oynaklıkları azaldı, faiz oranları belirgin geriledi." açıklamasında bulundu.
"Kredi büyümesindeki canlanma genele yayıldı"
Raporda, küresel büyümeye ilişkin endişelerin, küresel ticaret politikalarındaki korumacılık eğilimleri ve jeopolitik gelişmelerin, küresel iktisadi politika belirsizliğini artırdığı bildirildi.
"Son aylarda kredi talebinde artış gözlendi"
Raporda, şunlar kaydedildi:
Firma kredilerinde büyük firmalar başta olmak üzere firma ölçeklerinde genele yayılan ılımlı kredi büyümesi gözlenmektedir. Bu gelişmede büyük firma kredilerinde daha belirgin olmak üzere TL kredi faiz oranlarındaki gerileme etkili olmuştur. Bir önceki rapor döneminde teşvikli kredilerin etkisiyle küçük ölçekli firmalar lehine daralan ölçek bazlı TL kredi faiz farkı, tarihsel ortalamasına geri dönmüştür. 2019 yılı ağustos ayı öncesinde, özel bankaların temkinli duruşunun kredi stoku üzerindeki etkisi kamu bankalarının kredi piyasasındaki proaktif davranışı ve fiyatlamalarıyla dengelenmiştir."
"Yeni ZK kredi büyümesini teşvik edecek nitelikte"
Finansal İstikrar Raporunda, yeni TL Zorunlu Karşılık (ZK) uygulamasının bankacılık sisteminde genele yayılan ve birbirine yakınsayan bir kredi büyümesini teşvik eder özelliklere sahip olduğunu belirtildi.
Raporda, hanehalkı borçluluğunun düşük seviyelerini koruduğu bildirildi. Ekonomide yaşanan dengelenme sürecinde, cari işlemler açığının kapanmasının döviz cinsinden ilave borçlanma ihtiyacını azalttığı vurgulanan raporda, şu değerlendirmelere yer verildi:
"2019 yılı eylül ayı itibarıyla tahsili gecikmiş alacak (TGA) oranlarında ve ilavelerinde firma kredileri kaynaklı artışlar izlenmiş; bankacılık sektörü TGA oranı yüzde 4,9 seviyesine yükselmiştir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), yaptığı mali bünye çalışmaları kapsamında bazı kredilerin 2019 yılı sonuna kadar TGA olarak sınıflandırılmasına yönelik karar almış ve bu kapsamda TGA oranının yüzde 6,3 seviyesine çıkabileceğini açıklamıştır. Bireysel kredilerde TGA oranı işsizlik oranındaki yükselişe rağmen geçmiş dönemde alınan makroihtiyati önlemler sonucunda yatay seyrini sürdürmektedir. İktisadi faaliyetteki toparlanmanın belirginleşmesi ve kredi büyümesinin istikrar kazanmasıyla önümüzdeki dönemde TGA oranındaki artış eğiliminin yavaşlayacağı ve aktif kalitesi kaynaklı risklerin sınırlı kalacağı değerlendirilmektedir."
"Sermaye yeterlilik rasyosunda son dönemde yükseliş gözlendi"
Raporda, son dönemde enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve kur oynaklığındaki azalmayla birlikte mevduat büyümesinin özellikle TL tarafta belirginleşmesinin de finansal istikrarı desteklediği vurgulandı.
Mevduat dışı yükümlülüklerin yabancı kaynaklar içerisindeki payı sınırlı miktarda azalarak eylül ayı itibarıyla yüzde 38 seviyesine gerilediği bildirildi.
Raporda, bankacılık sektörü karlılık göstergelerinde bir süredir zayıf seyreden kredi büyümesi ve aktif kalitesi gelişmeleri nedeniyle gözlenen düşüşün, yerini mevcut rapor döneminde yataylaşan bir seyre bıraktığı ifade edildi.
Sermaye yeterlilik rasyosunda (SYR) son dönemde gözlenen yükselişte ise kredi büyümesinin zayıf seyri ve bankaların özkaynak yapılarını güçlendirmelerinin belirleyici olduğu kaydedilen raporda, şunlar kaydedildi:
"BDDK’nın mali bünye çalışmaları kapsamında bazı kredilerin yıl sonuna kadar TGA olarak sınıflandırılmasına yönelik kararının sektör SYR’sini sınırlı şekilde etkileyebileceği, bununla birlikte sektörün güçlü sermaye yapısının korunacağı öngörülmektedir. Mevcut rapor döneminde, küresel koşullardaki ılımlı seyir, yurt içi makroekonomik dengelenme, beklentilerdeki iyileşme, para politikasındaki temkinli duruş, finansal olmayan kesimin borçluluğundaki azalma eğilimi, TL likiditedeki artış ve banka finansallarındaki olumlu seyir makrofinansal istikrara olumlu katkı sağlamıştır. Yurt içi fonların ve çekirdek yükümlülüklerin banka finansmanındaki payının artması yurt dışı oynaklıklara karşı duyarlılığı azaltmaktadır.
Finansal kesim aktif kalitesinde sınırlı bozulma izlenmiş olup; önümüzdeki dönemde, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın belirginleşmesi ve kredi büyümesinin desteğiyle aktif kalitesi kaynaklı risklerin sınırlı kalması beklenmektedir. Bankacılık sistemi, güçlü sermaye ve likidite yapısı sayesinde risklere karşı dayanıklılığını korumaktadır. İktisadi faaliyete dair genel görünüm olumlu olmakla birlikte; küresel büyüme görünümü, risk iştahı ve belirsizlik algılamalarında ortaya çıkabilecek negatif yönlü gerçekleşmeler ile jeopolitik gelişmeler risk faktörleri olarak değerlendirilmektedir."
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.